DRAMA KUMPANYA YAZILARI
Malum Mahkum Müzik
Batuhan KOZANOĞLU
Müziğin en genel tanımı; "Belirli seslerin düzen ve devinim kazanmış hali" olarak geçmektedir. Bu düzen ve devinim insan beyni ve bağıntılı olarak, duyguları ile psikolojisi üzerine doğrudan etki edebilmektedir. İnsan üzerindeki bu etki de müziği bir nevi duygusal yönlendirici konumuna sokmaktadır.
Ancak bu duyu etkisinin en verimli şekilde ortaya çıkabilmesi için insanların, bazı kesimlerin "bilinçli dinleyici" bazı kesimlerin ise "eğitimli kulak" olarak adlandırdıkları müzik "dinleyebilme" yetisine sahip olmaları gerekmektedir. Tıpkı okumayı öğrenmeden kitap okumaya çalışmak gibi müzik dinlemeyi bilmeden onun size hitap etmesini beklemek normalden daha yararsız olur.
Elbette müzik dinlemek için bir enstrümana hakim olmak şart değildir. Ancak ses farklarını algılayabilen, ritmi takip edebilen bir kulak, müziğin yukarıda bahsedilen "Duygusal yönlendirici" konumuna çok daha rahat bir biçimde yerleşmesine olanak sağlamaktadır.
"Müziğe hiç yeteneğim yoktur."
Yakın zamanda Drama Kumpanya olarak "Sahneden Cezaevine Destek Kampanyası" kapsamında Ümraniye E tipi cezaevinde verdiğimiz dersler arasına ritim dersini de ekledik. Ders verilecek grubun, ıslah edilme kaygısıyla bir yere kapatılmış olması göz önünde bulundurulunca, müziğin onlar için önemi ortaya çıkıyordu. Mahkumlar ile ilk yapılan çalışma temel ritimler ve uygulanması üzerine oldu.
Grup içerisindeki her bireyin bir vuruşu yapacağı biçimde farklı ritim kalıpları denendi. Bu çalışmanın başında topluluğun genel kanısı dersin verimsiz geçeceği ve çoğu çalışmanın başarısız olacağı şeklindeydi. Bu durum elbette birçoğunun daha önce müzikle uğraşmamış olması ve özgüvenlerinin, ıslah çabası içerisindeki yanlış yöntemler sonucunda azaltılmış olmasından kaynaklanıyordu. Akıllarında olan bu düşünceyi silebilmek amacıyla olabildiğince basit çalışmalar ile başlandı ki başarıları onların gözle görebileceği seviyede olsun. Egzersizlerin sonucunda ekibin bütün halinde hareket edebilmeleri ve ritim kulağına yönelik büyük ilerleme kaydedildi.
Çalışmanın ardından biraz dinlenmek amacıyla temel müzik bilgisi, teorik olarak anlatıldı. Çoğu insanın düşündüğünün aksine içerideki müzik zevkleri sadece arabesk ya da türkü ile sınırlı değil ve hatta sanıldığından çok daha genişti.
Kuramsal olarak verilen bilgilerin ardından kulak egzersizlerine geçildi. Duyulanın taklit edilebilmesi, farklı enstrümanların bir beste içerisinde ayrılabilmesi ve vokal teknikleri kısaca anlatılarak, uygulamalar ile pekiştirildi.
Dersin bu noktasından itibaren grubun içerisinde bir çeşit içselleştirme etkisi oldu. Tüm katılımcılar bireysel olarak daha öne çıkabilmek için çaba göstermeye başladı. Ortaya çıkan bu etki müziğin mahkumların gözünde zor bir sanat olması ve buna rağmen ortaya bir eser koyabilmelerinin onlara verdiği güven duygusu ile ilgiliydi. Ancak dersin grup çalışmasına yönelik bir müfredatı olduğundan bu durumun etkisinden bilinçli olarak uzaklaşıldı.
Son olarak mahkumların yapılan ritim ve kulak egzersizlerini birleştirmeleri ve acapella bir parça seslendirmeleri sağlandı. Etkiler beklenenin üzerinde oldu.
“Çeşitli sesler duyuyorum”
Dersin sonunda mahkumlardan kısa bir yazılı geri bildirim istendi. Yazılanların çoğu kendi potansiyellerini fark etmeleri ile ilgiliydi.
Murat Ç.- C/16 Koğuşu
“Bugün yaptığımız çalışma sırasında çeşitli sesler ortaya çıktı. Daha önce bu kadar fazla ses olduğunun farkında değilim teşekkür ederim.”
Serkan Z. A. - A/4 Koğuşu
“Önceleri ritim ya da müziğe hiç yeteneğim olmadığını düşünürdüm bugün farklı çalışmalar ile aslında ne kadar kolay olduğunu gördüm emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.”
Dersin bitiminde grup müziğe az da olsa farklı bir açıdan bakabilecek konuma gelmişti. Bu durum kısıtlı bir alanları olan ve bu alanlarında, sürekli olarak müziğin duyulduğu mahkumlar için büyük bir gelişmeydi. Zira dinledikleri her şeyin kendi duygu yönelimlerine katkısı olabilecek her şeyi daha rahat algılayabileceklerdi.
Psikolojik gelişimde müziğin inkar edilemez bir etkisi vardır ve bu tarz ıslah programlarının tümünde bu etki göz ardı edilemez edilmemelidir.
Müzikal tadında hayatlarınız olsun.
Batuhan KOZANOĞLU
24.9.2010
DRAMA KUMPANYA
SAHNEDEN CEZAEVİNE DESTEK KAMPANYASI
Eğitim Koordinatörü: Kemal Oruç
www.dramakumpanya.com
Batuhan KOZANOĞLU
Müziğin en genel tanımı; "Belirli seslerin düzen ve devinim kazanmış hali" olarak geçmektedir. Bu düzen ve devinim insan beyni ve bağıntılı olarak, duyguları ile psikolojisi üzerine doğrudan etki edebilmektedir. İnsan üzerindeki bu etki de müziği bir nevi duygusal yönlendirici konumuna sokmaktadır.
Ancak bu duyu etkisinin en verimli şekilde ortaya çıkabilmesi için insanların, bazı kesimlerin "bilinçli dinleyici" bazı kesimlerin ise "eğitimli kulak" olarak adlandırdıkları müzik "dinleyebilme" yetisine sahip olmaları gerekmektedir. Tıpkı okumayı öğrenmeden kitap okumaya çalışmak gibi müzik dinlemeyi bilmeden onun size hitap etmesini beklemek normalden daha yararsız olur.
Elbette müzik dinlemek için bir enstrümana hakim olmak şart değildir. Ancak ses farklarını algılayabilen, ritmi takip edebilen bir kulak, müziğin yukarıda bahsedilen "Duygusal yönlendirici" konumuna çok daha rahat bir biçimde yerleşmesine olanak sağlamaktadır.
"Müziğe hiç yeteneğim yoktur."
Yakın zamanda Drama Kumpanya olarak "Sahneden Cezaevine Destek Kampanyası" kapsamında Ümraniye E tipi cezaevinde verdiğimiz dersler arasına ritim dersini de ekledik. Ders verilecek grubun, ıslah edilme kaygısıyla bir yere kapatılmış olması göz önünde bulundurulunca, müziğin onlar için önemi ortaya çıkıyordu. Mahkumlar ile ilk yapılan çalışma temel ritimler ve uygulanması üzerine oldu.
Grup içerisindeki her bireyin bir vuruşu yapacağı biçimde farklı ritim kalıpları denendi. Bu çalışmanın başında topluluğun genel kanısı dersin verimsiz geçeceği ve çoğu çalışmanın başarısız olacağı şeklindeydi. Bu durum elbette birçoğunun daha önce müzikle uğraşmamış olması ve özgüvenlerinin, ıslah çabası içerisindeki yanlış yöntemler sonucunda azaltılmış olmasından kaynaklanıyordu. Akıllarında olan bu düşünceyi silebilmek amacıyla olabildiğince basit çalışmalar ile başlandı ki başarıları onların gözle görebileceği seviyede olsun. Egzersizlerin sonucunda ekibin bütün halinde hareket edebilmeleri ve ritim kulağına yönelik büyük ilerleme kaydedildi.
Çalışmanın ardından biraz dinlenmek amacıyla temel müzik bilgisi, teorik olarak anlatıldı. Çoğu insanın düşündüğünün aksine içerideki müzik zevkleri sadece arabesk ya da türkü ile sınırlı değil ve hatta sanıldığından çok daha genişti.
Kuramsal olarak verilen bilgilerin ardından kulak egzersizlerine geçildi. Duyulanın taklit edilebilmesi, farklı enstrümanların bir beste içerisinde ayrılabilmesi ve vokal teknikleri kısaca anlatılarak, uygulamalar ile pekiştirildi.
Dersin bu noktasından itibaren grubun içerisinde bir çeşit içselleştirme etkisi oldu. Tüm katılımcılar bireysel olarak daha öne çıkabilmek için çaba göstermeye başladı. Ortaya çıkan bu etki müziğin mahkumların gözünde zor bir sanat olması ve buna rağmen ortaya bir eser koyabilmelerinin onlara verdiği güven duygusu ile ilgiliydi. Ancak dersin grup çalışmasına yönelik bir müfredatı olduğundan bu durumun etkisinden bilinçli olarak uzaklaşıldı.
Son olarak mahkumların yapılan ritim ve kulak egzersizlerini birleştirmeleri ve acapella bir parça seslendirmeleri sağlandı. Etkiler beklenenin üzerinde oldu.
“Çeşitli sesler duyuyorum”
Dersin sonunda mahkumlardan kısa bir yazılı geri bildirim istendi. Yazılanların çoğu kendi potansiyellerini fark etmeleri ile ilgiliydi.
Murat Ç.- C/16 Koğuşu
“Bugün yaptığımız çalışma sırasında çeşitli sesler ortaya çıktı. Daha önce bu kadar fazla ses olduğunun farkında değilim teşekkür ederim.”
Serkan Z. A. - A/4 Koğuşu
“Önceleri ritim ya da müziğe hiç yeteneğim olmadığını düşünürdüm bugün farklı çalışmalar ile aslında ne kadar kolay olduğunu gördüm emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.”
Dersin bitiminde grup müziğe az da olsa farklı bir açıdan bakabilecek konuma gelmişti. Bu durum kısıtlı bir alanları olan ve bu alanlarında, sürekli olarak müziğin duyulduğu mahkumlar için büyük bir gelişmeydi. Zira dinledikleri her şeyin kendi duygu yönelimlerine katkısı olabilecek her şeyi daha rahat algılayabileceklerdi.
Psikolojik gelişimde müziğin inkar edilemez bir etkisi vardır ve bu tarz ıslah programlarının tümünde bu etki göz ardı edilemez edilmemelidir.
Müzikal tadında hayatlarınız olsun.
Batuhan KOZANOĞLU
24.9.2010
DRAMA KUMPANYA
SAHNEDEN CEZAEVİNE DESTEK KAMPANYASI
Eğitim Koordinatörü: Kemal Oruç
www.dramakumpanya.com
