Drama Kumpanya
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Sanat Yönetmeni
  • Kadromuz
  • Oyunlarımız
  • Galeri
  • SDK
  • Kumpanya Yazıları
  • Çalışma Dosyaları
  • İletisim

DRAMA KUMPANYA YAZILARI 

OKUL MÜSAMERESİNDEN BİR ADIM İLERİYE 
Batuhan KOZANOĞLU

Picture
Drama Kumpanya olarak 2010’un ağustos ayından beridir, Ümraniye E tipi kapalı cezaevinde yürüttüğümüz, “Sahneden Cezaevine Destek Kampanyası”nda artık son haftaları yaşamaktayız.

Yaşanılan sürecin hem mahkumlar hem de biz eğitmenlerde yarattığı etkiler ve gelişmeler oldukça büyük.

Yazılan Oyunlar

Katılımcılarla bir eğitim oyunu çalışılması ve bu oyunun mahkumlar ile ailelere sergilenmesi, hali hazırda proje müfredatının bir gereğiydi. Ancak hazırlanacak gösterinin, mahkumlar tarafından yazılmış oyunlardan oluşması fikri, projenin en yüklü kıvılcımı oldu.

Kasım ayından itibaren, onlarca kısa oyun biz eğitmenlere, bizzat mahkumlar tarafından teslim edilmeye başlandı. İçerik konusunda özellikle bir sınırlamaya gitmemeye çalıştık ve hepsini teslim aldık.

Oyunların genel özellikleri, aynı sayılabilecek düzeydeydi. Elbette bunun sebebi direkt olarak cezaevi ortamı ve işleyişiydi. Genellikle oyun içerisinde yaratılan çatışma, doğrudan doğruya bir suç olayı ile yaratılmakta ve daha dikkat çekici bir biçimde, çözümlemesi ölüm ile yapılmaktaydı. Bu durumun, hem prova döneminde hem de oyunların izleyici ile buluşması sırasında yaratabileceği etkiler göz önüne alınarak, içeriğe de çok müdahale edilmemeye çalışılarak metinler tekrar düzenlendi.

Kasım ayının son haftası ilk okuma provalarımızı yaptık. Elimizdeki oyunların sayısını dörde indirmemiz gerektiğinden, tüm katılımcıların oyun metinlerine hakim olması gerekmekteydi. Bu yüzden de okuma provalarını, bir nevi dramaturjiye giriş çalışması olarak da kullanarak, tartışmalar yaparak geçirdik. Hemen ardından ise oylama yapılarak iki komedi, iki de dram olmak üzere, dört kısa oyunu seçtik.

Karşılaşılan Sorunlar

Eğitim sürecinin bu kısmına kadar edindiğimiz tecrübeler, oyunların çalışılması esnasında sorunların ortaya çıkabileceğini göstermişti. Bu sorunların çözümü içinse bize yardımcı olacak olan yine tecrübelerimizdi.

İlk sorun sevk, mahkeme, beraat gibi bizlerin elinde olmayan sebeplerden dolayı ortaya çıkan, grup içi ayrılmalardı. Bununla başa çıkabilmek için neredeyse her rol için iki ya da üç kişilik oyuncu grupları oluşturuldu. Uygulama, yerinde sonuçlar verdi ve sorunu daha ortaya çıkmadan çözmüş olduk.

Bir diğer sorun ise muhtemel isteksizlikti. Eğitimin en eğlenceli kabul edilen bölümlerinde dahi çalışmalara katılmayan bazı kişilerin olması, prova döneminde bu sayının artabileceğini gösteriyordu. Bu problemin çözümünde bize yardımcı olan cezaevi psikologu ve eğitim birimi oldu.

Süreç içerisinde isteklerini ve çalışkanlıklarını kanıtlamış olan kişiler, kurs listesinde kalırken diğerlerinin isimleri listeden silinerek, prova dönemine katılamayacakları bildirildi. Uygulama sayesinde grubu demoralize edebilecek bir etkeni daha elemiş olduk.

Her ne kadar çoğunluk gerçekten bir atölye çalışmasına katılmak istemişse de, birkaç kişi de koğuştan uzaklaşmak ya da diğer koğuştan arkadaşlarıyla bir arada olmak için bu atölyeye katılmak istemişti. Bu kişilerin isimleri, çalışma disiplini ve diğer çalışanlar etkilendiği için, listeden silindi.

Çalışma Koşulları

Cezaevi içerisinde çalıştığımız alan konferans salonu idi. Kurs dışı zamanlarda ise oyuncular koğuşlarında çalışmak zorunda olduklarından zorluklarla karşılaşıyorlardı.

Özellikle diğer mahkumlardan gelen baskılar utangaçlığı doğuruyor, çalışma şevklerini kırıyor ve bu durum kavgalara kadar gidebilen gerginlikleri ortaya çıkarıyordu. Koğuş içi hiçbir olaya direk müdahale şansımız yoktu elbette. Ancak gerek cezaevi yönetimi gerekse bizim katılımcılara telkinlerimiz ile oyuncular bu gerginliklerin nasıl önüne geçilebileceğini öğrendi. Bir süre sonra onlarla dalga geçen koğuş arkadaşlarıyla bile çalışabilir duruma geldiler.

Kurs saatlerinde çalıştığımız alan ise aydınlatma konusunda oldukça yetersiz kalmakta ve tiyatro da önemli bir etmen olan enerjiyi çok düşürmekteydi. Koşulları değiştirme şansımız olmadığından farklı dış etkiler kullanarak oyuncuların enerjisini yükseltmeye çalıştık. Bu etkiler arasında müzik, drama oyunları gibi alışılageldik uygulamalar en büyük sorun çözücü oluyordu.

Grubun iyi niyetini ve isteğini arttırmaya yönelik bu çalışmalar sayesinde hem grup içi uyum ve bağlılık yükseliyor hem de oyunların başarılı olmasına yönelik istekleri artıyordu. Sonucun iyi olacağına inancımız karşılıklı olarak yükselmekteydi.

Motivasyonun Yeri ve Önemi

Tam bu noktada dikkat edilmesi gereken, katılımcıların birer suçlu olduğu. Haklı ya da haksız sebeplerle orada bulunmalarının yanı sıra, içinde oldukları yerin yarattığı ruh hali de motivasyonun, diğer birçok gruba göre daha önemli olduğunu kanıtlamakta.

Motivasyon sağlamak için ilk yapılacak şey, hedef koymak idi. Kursu tamamlayacak olmalarıyla birlikte, çıkartacakları oyunun diğer mahkumlara ve hatta ailelere gösterilebilecek olması, onlar için büyük bir motivasyon kaynağı olabiliyordu. Ayrıca bizlerin çabalarını görmekte ve sorumluluk hislerinden dolayı çalışmaya istekli hale gelmekteydiler.

Yönetmenin Sistemi

Elbette bahsedilen ortamda yönetmenin ve eğitmenin de çok büyük sorumluluk alması gerekmekte. Oyuncuların enerjisi, çalışma şevki, disiplini ve saygısı konusunda tam bir denge kurabilmeli, aynı anda da çalışmaların aksamaması ve geri kalınmaması için elinden geleni yapabilmelidir.

Katılımcıların fiziksel ve duygusal durumlarından ve onları nasıl etkilediğinden bahsettik. Anlatılanlardan tahmin edebileceğiniz üzere, en büyük risk duygu çalışmaları sırasında ortaya çıkmakta ve iki farklı noktada sorun yaratmaktaydı.

Özellikle dram gösterimleri sırasında ortaya çıkan sorun duygusallık, hüzün gibi zayıflık ile bağdaştırılabilen duyguların gösterilebilmesi konusunda idi. Öncesinde, sürekli olarak bastırdıkları duygularını, onların psikolojik dengelerine zarar vermeden ortaya çıkartabilmek ve izleyiciye göstermelerini sağlamak, farklı bakış açıları gerektirmekteydi.

Komedi tarzında ise ortaya çıkması gereken, absürt karakterler ya da keskin zıtlıkların gösterilememesi en büyük sorunu oluşturmaktaydı. Özellikle dikkat çekmeden yaşamaya çalışan ya da göz önünde olmak istemeyen kişilerin, aynı dram konusunda olduğu gibi kendilerini açabilmeleri uğraştırıcı bir sürece dönüşmekteydi.

Bu durum karşısında ise yapılacak en iyi şeyin verilen eğitimin temellerinden oluşacağına karar verdik.

Katılımcıların önceki uygulamalarda edindikleri kişisel deneyimler, verilen duygu metaforlarına rahatça aşina olmalarını sağladığı gibi onlara özgüven de vermekte. Bir şey başarmış olma hissi ya da takdir edilmek her insanda olduğu gibi mahkumlarda da işe yaramaktaydı.

Teknik ve kuramsal anlamda değerlendirilmiş olan, önceki üç aylık sürecin, bu zorlanmayı atlatmada, yönetmene katkısı yadsınamaz ölçüde büyük oldu.

Sonuç

Yapılan çalışmalar sonucunda ise belki bir ilkokul müsameresinde bile bir rol almamış kişiler sahneye çıkacak ve kendi yazdıkları oyunları, olabildiğince profesyonel biçimde sahneleyecekler.

Amatör bir çalışmadan çok daha fazlasını yaratmaya çalışarak geçirdiğimiz bu süre zarfında, hem mahkumların hem de biz eğitmenlerin gerek düşünce yapısı gerekse uygulama mantığı oldukça değişmiş durumda.

Bu tarz çalışmaların artması ve daha fazla insanın, tiyatronun tadına bakabilmesi dileğiyle.

                                                                Batuhan KOZANOĞLU
                                                                           07/11/2011



Picture
Create a free website with Weebly